[ Röportaj ] Dilara BÜYÜK - Ensemdeki Nefes

07:37:00, BY Sümeyye Tunca -

Merhaba Arkadaşlar ;
 Agapi Yayınları' nın tatlı mı tatlı yazarı Dilara Büyük ile röportaj yaptık...
Kendisi çok tatlı bir yazar. Röportaj için kendisine teşekkür ederiz. 
Başarılarınız  daim olması dileği ile...






1-)Dilara Büyük, başarılı bir yazar. Peki başka? Kimdir Dilara , nelerden hoşlanır, nelerden uzak durur?

Hım... Aslında gayet normal bir üniversitesi öğrencisiyim. 21 yaşında, yaşından fazlasıyla olgun ve ciddi birisiyim. Tabii deli dolu bir tarafım da var. Onu da zaten çoğu okuyucum biliyor. Almanya doğumluyum ve hala burada yaşıyorum. Tek çocuğum ve bu yüzden biraz şımartılmış olabilirim.Nelerden hoşlanır? Karanlıktan. Çoğu insan sevmez ama ben bayılırım. Müzik ruhun ilacıdır derler ve bence çok doğru bir söz. Kendim de zaten iki sene öncesine kadar şarkı söylüyordum. Sahnenin büyüleyici atmosferine kapılmıştım küçükken. Şimdi üniversiteden dolayı zaman bulamıyorum. Bir de yemek yapmaya bayılırım. Resim çizmeyi de çok severim. Gezmeyi, yeni yerler keşfetmeyi, yeni işlere atılmayı ve sorumluluk almaktan hoşlanırım. Tabii bir de alışveriş :)Hoşlanmadığım şeyler aslında doğal şeyler. Yapmacık, kötü düşünen insanlardan ve yalanlardan nefret ederim. Ha bir de arı fobim var. Çok değişik bir insana bürünüyorum onlar etrafımda olduğunda. 



2-) Bir kitap yazmak veya  hikaye paylaşma fikri nasıl oluştu?
İlk yazdığınız hikayeyi, ilk kurduğunuz cümleyi hatırlıyor musunuz?
Böyle şeylerle hiç alakam bile yoktu. Hatta kitaplardan nefret eden birisiydim. Yani şaka bir yana gerçekten hiç ilgi alanıma girmiyorlardı. Muhtemelen okulda zorunlu verdikleri okuma ödevleri yüzünden sevmiyordum. Türkçe okuyamıyordum ve doğal olarak da ilgimi çekmiyorlardı.Ama işte 2013'de Wattpad sitesini keşfedince bende Türkçe hikayelere karşı bir zaafım oluştu. Başka bir hikaye grubunda yazdığım küçük bir örneğe yorumlar gelmişti. Benim de yazmam gerektiği ve hayal gücümün iyi olduğuna dair mesajlar çoğalınca ben de artık olumlu bakmaya başlamıştım. Tabii bir de dostum Hatice beni teşvik edince ben de olaya el atmaya karar vermiştim. Çok tehdit yemişliğim vardır ondan :).2014 yılında ilk hikayem Ensemdeki Nefes'i paylaştım. Ve inanın bana hiç böyle bir yola gireceğimi ummamıştım. Yani biraz vakit geçirmek için böyle bir adım atmıştım. Ciddi bile değildim. Ama muhteşem yorumlar almaya başladığımda işin gerçeği korktum. Çünkü ipler elimden alınmıştı. Ve dediğim gibi sorumluluğu seven birisiyim. Ben de isteyerek bu sorumluluğun altına girmeye karar vermiştim. Aklıma gelen ilk cümleler ile tanıtım oluştu. Beş dakika sürmemiştir. Ve o zamanlar yazar olmak aklımın ucundan bile geçmiyordu. 

3-)Bu güne kadar oluşturduğunuz karakterler arasında kendisine en yakın ve kendinize en çok yazma hissi uyandıran karakteriniz hangisidir?
Zor bir soru... Bu ara yazdığım hikayemde olan Belde ile Beria (Sevda'nın Türlü Yüzü) arasında gidip geliyorum ama galiba Belde bir tık önde. Belde bana göre yazılması çok zor ama bir yandan da çok kolay bir karakter. Onu kendime yakın hissediyorum çünkü Belde özelliklerini annesinden, Zümra'dan (Ensemdeki Nefes) almış birisi. Doğal olarak da Belde de annesi gibi bana benziyor. Ama özelliklerinden ziyade Belde'nin duygu yoğunluğunu seviyorum. Sevdiği adam onu ansızın terk ediyor ve yıllar sonra geri dönüyor. Ve bunlara rağmen sevmeye devam etmiş. Aşkına sahip çıkan bir kadın yani. Onu yazmak çok zevkli çünkü onun cesareti bence birçok insana bir şeyler öğretti. Belde dediğimde derin bir iç çekiyorum. Küçük ama aşık kadın...

4-) Kitabınızın yayınlama sürecinden bize biraz bahseder misiniz?
Agapi Yayınları' ndan böyle bir teklif geldiğinde işin gerçeği önce kalakaldım. Çünkü hiç beklemiyordum. Tabii sonra sevinç dansı yaptım orası ayrı :) Bu işlere yabancı olduğum için çok gergin ve endişeliydim. Bir de tabii Almanya'da olduğum için orada işler nasıl yürüyor bilmiyordum. Ama burada yayın evime çok teşekkür ederim çünkü o kadar güzel ilgilendiler ki benimle. İsteklerimi hiç geri çevirmediler.Kitap olma sürecine girdiğimizde gerginliğim arttı. Kapak seçme işi çok zordu. Çünkü hiç birini beğenmiyordum açıkçası. Kendi kendime 'Kızım sen nasıl bir adam yazdın öyle? Adam dünyalı değil' diyordum. Önce kapak, ardından düzenleme tamamlandı ama bu sefer de heyecan arttı. Geri dönüşleri merak ediyorum çünkü Wattpad sitesinde paylaştığımdan birazcık farklı oldu. Ama okuyucularımın beğeneceğini tahmin edebiliyorum. 

5-)Kitabınız ile  ilgili aldığınız olumlu ve ya olumsuz eleştirilerini nasıl karşılıyorsunuz?
Açıkçası ben eleştiriye açık birisiyim ama tabii saygı çerçevesinde olduğu zaman. Yoksa çok farklı bir yönüm ortaya çıkıyor. Örnek verecek olursam kitabım piyasaya çıkmadan önce bir mesaj aldım. Kullandığım sözler çok kiliseymiş :) Bu sadece eleştirmek istendiği için yapılmış bir eleştiri. Okumadan kimse kitabımı yargılayamaz. Ben kullandığım sözlere dikkat ediyorum ama ondan daha önemlisi benim için duygular. Ben duyguyu verebiliyorsam, sözler benim için önemsiz kalıyor.Tabii normal olumsuz eleştirileri kabul ediyorum. Bakıyorum ve düzeltebileceğim bir şey ise düzeltiyorum. Ama olumsuz eleştiri aldım diye de kurgumu degiştirecek değilim.Olumlu eleştiriler ise motivasyon kaynağım. Çok severim çünkü hiç bir zaman yapay bir şekilde almadım. İnsanın kendine güveni geliyor. Ve tabii ki yazma isteğimi yükseltiyor. 


6-)İkinci kitap olarak düşündüğünüz bir hikayeniz var mı ? 

'Ensemdeki Nefes' zaten bir seriye ait. Geçmişin Geleceği Serisinin ilk kitabı. İkinci kitabı da inşallah olacak. Ama o hala Wattpad'de devam ettiği için ondan önce 'Gece Karası' isimli hikayemi  düşünüyoruz. Farklı bir kurgu ve yazdığım hikayelerden ayrı. Tamamlandığı için de hazır gibi. 'Ensemdeki Nefes'in çıkmasını bekliyorum şimdilik. 

7-)Karakterlerinize gelmek isterim. Kitabın içindeki karakterlerin hangisi size en uygun ve bize kitabin akışından biraz bahseder misiniz?

Zümra... Zümra "Ensemdeki Nefes" kitabımın baş karakteri. Ona kendimi fazlasıyla yakın hissediyorum çünkü birçok özelliği bana ait. Yaşanmışlıkları veya düşünce tarzı da bana uyuyor. Bu yüzden onu yazmak bir yandan çok zevkli olsa da diğer yandan çok zordu. Çünkü insanın kendini yazması kadar zor bir şey yok galiba. Bölümleri yazarken kendi kendime kızmaya başlıyordum. 'Sen gerçekten böyle misin ya?' deyip yüzümü buruşturduğum anlar çoktur. Gerçekler barındırdığı için de muhtemelen düşünmeden yazdığım bir kitap oldu.Ensemdeki Nefes gerçek bir aşk hikayesi. Tutkuyla başlayan ama yaralı kalplerin birbirleriyle çarpışması sonucu birbirini sarmalayan yürekleri konu alıyor. Zümra Erem Göktürk ve Barlas Akın Toralı... Zümra ile Barlas'ın aşkı çok yoğun. Masum ama bir yandan da acımasız olabilen aşıklar. Her şey öylesine başlıyor ama sonra kendilerini bilinmedik bir yerde buluyorlar. Defalarca çıksalar da yine oraya dönüyorlar.Zümra; kalbim diyor. Barlas; nefesim diyor.


8-)Kitap yazmak mı, sosyal paylaşım
platformlarında hikaye yayımlamak mı?
Şimdi tabii ki kitap yazmak derim ama ben Wattpad sitesini de bırakmam. Ben sonuçta orada tanındım ve orada başladım. Evet kısıtlı okuyucuya ulaşıyorsun ama yine de farklı bir havası var. Kitap ise tam tersi. İsteyen her okuyucuya ulaşabilir ama ücretli. İkisi de güzel.


9-)Sosyal medya ile aranız nasıl ?

İyi :) Yani ben çok kaynaşmış bir durumda değilim. Her aldığımı veya yediğimi çeken birisi hiç değilim. Sevmem öyle özel hayatı ortaya sermeyi. Yeri gelir paylaşırım ama aşırıya da kaçmam. Facebook ve Instagram kullanıyorum sadece. 

10-) Okurlarınıza iletmek istediğiniz mesajınız var mı?

Onları çok seviyorum. Özellikle de Wattpad sitesinde olanları kocaman öpüyorum. Sonuçta onların sayesinde ben şu an olduğum yerdeyim. Desteğinizi ve varlığınızı eksik etmediğiniz için çok teşekkür ederim. Her zaman yanımda görmek istiyorum sizi...

11-)Hikaye yazan, kitap çıkarmak isteyenler geleceğin yazarlarına neler söylemek istersiniz?

Kimseye özenmeyin. Kendinize güvenin ve oluşan duygularınızla yazın. Bazen ilham gelmiyor diye de hemen pes etmeyin. Kendinize zaman ayırın ve kafanızı dinleyin. Öyle bir dönem kapıya dayanabiliyor çünkü. Ama eğer gerçekten yazmak hayaliniz ise yazmaya devam edin. Çünkü eninde sonunda hayalinize kavuşacaksınız. Ve bir gün ulaşırsanız, nereden geldiğinizi unutmayın. Hiç bir zaman benliğinizi kaybetmeyin.

En son okuduğunuz kitap : Selvi Atıcı - Sen (Mükemmel)
Keşke ben yazsaydım dediğiniz kitap : Alacakaranlık Serisi
Beni çok iyi yansıtıyor dediğin karakterlerin : Zümra Erem Göktürk Toralı 
En çok sevdiğin şarkı: The Heart Wants What ıt Whants - Selena Gomez 
(Çıktığından beri takılmış durumdayım bu şarkıya)
En sevdiğin renk: Kırmızı - Bordo 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder