Elif Yılmaz - Romantik Savaş | Yorum

05:37:00, BY Sümeyye Tunca -




Sayfa Sayısı: 384
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: PostigaYayınları


Birbirinden nefret eden iki insan aynı evde yaşayabilir mi?
 Liz Grayson'ın, ailesiyle İngiltere'ye taşınmayı reddedince, kendine yeni bir ev bulmaktan başka çaresi kalmamıştı. Buraya kadar her şey güzeldi. Esas felaket, bir gram bile sempati beslemeyi reddettiği Christopher Gonzalez'le aynı evi tutmaya karar verdiğinde başlamıştı. 
Onlar artık ev arkadaşıydı!
 Peki, Chris uslanmaz bir çapkınken, umutsuz bir romantik olan Liz ona katlanabilecek miydi? İşte bu konu, tartışmaya açıktı. Romantizm yeteneklerini gösterme sırası şimdi Liz'deydi. 
Savaş başlasın… Ateş! 

"Ben kaybedeceğimi bile bile cepheye yürüyordum. Silahlarım onunkiler kadar iyi değildi. Savaşa 1-0 yenik başlamış olmanın zayıflığı ve yorgunluğu içindeydim; ama bunların hiçbirini bilmiyordum. Keşke birileri beni uyarmış olsaydı."
(Tanıtım Bülteninden)




Herkese Kucak Dolusu Selamlar;
Yeni Bir Kitap yeni bir yorum ile karşınızdayım. 
Romantik komedi ve aşk kitabı okumayı sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.


Bence bir nevi yazarımızın ilk kitabı olan Romantik Oyun'un devamı olmuş. 
İlk kitapta Tina ve Steven'in hikayesi varken ikinci kitap da ise Tina'nın kuzeni;
Chris ve gene Tina'nın arkadaşı Liz'in hikayesine konuk olacaksınız.



Alsında Liz ilk karşılaştıkların da Chris'ten hoşlanır. Fakat Chris onunla ''ufaklık 
diye dalga geçmesi sonucunda Liz Christ'en nefret eder.
Ailesin taşınması üzerine onlarla gitmemeyi tercih eden Liz hemen kendine ev aramaya başlar. Hayalindeki 
evi buluştur fakat ondan önce o evde başak bir alıcı bakmaya gelir. Büyük bir çatışmadan sonra ev arkadaşı olmaya karar verirler.Yaşlarda
 iyi anlaşırlar fakat Chris'i kıskanınca her şey değişir. 
Çünkü gecenin bir vaktinde eve kız atmıştır .
Bu olaydan memnun olmadığını dile getirdiğinde ise aldığı yanıt onu daha da kızdırır ve bir iddiaya girerler.
Yeni yıl gecesine kadar en çok randevuya çıkan kazananın istediğini yapması.
Ve işte böylece başlar macera...

Bu iddia onların kalplerini ve duygularını birbirine bağlıyor. 
Hikayeyi okurken insan gerçekten eğlenerek okuyor ve hiç sıkılmıyor. 
Kitap da ilk başlarda Chris ten nefret ettim... İlerledikçe sayfalar Liz duygularının aşk olduğunu
anladığında , her gece sessizce ağladığında gene nefret ettim. 
Birlikte olduklarında Chris sabahtan kalkıp kızı arkasında bıraktığından valla kitabın içine konuk 
oyuncu olup iki tane tokat atasım geldi. Liz'in yerine onu bu kadar üzdü diye...

Sonra o yılbaşı gecesi hani Seth elinden kurtardığı gece işte ben o gece 
gerçekten Chris'in de Liz'i sevdiğini gözlemledim.
Ve sonra işte her şeyin açığa kavuştuğu o kısım bittim resmen ya...

Beni en etkileyen kısım ise Liz'in duygularını  Tina'nın annesine anlatması.
Benim bile ağlayasım geldi o kısımda. Bir ara sanki hiç ama hiç kavuşamayacaklar sandım.
Fakat aşk gene galip geldi. 

Yazar ilk kitabında olduğu gibi bu kitabında da okuyucuya duyusunu kalbinden geçenleri aktarmayı başarmış
Kitabın sonunda ise sizi çok güzel bir süpriz beklemekte bende demesi. 
Ve son olarak yazarımızın sözü ile sizlere veda ediyorum;


 "Birinden nefret etmek için, önce onu sevmek gerekir."

puanım;



"Sonuçta aşkta ve savaşta her şey mübahtı ve biz her ikisi için de mübah olan her şeyi yapacaktık.
Bizim savaşımız işte o gece başlamıştı."



Ona hem çok yakındım hem çok uzaktım. Ayrıca ondan nefret ederken bile onunla 
daha yakındım. O ilk gece, ona aşık olduğumu bilmiyordum ve onun kollarında uyumuştum. 
Şimdi ona aşıktım ve tek yapabileceğim yanında usulca uzanmaktı.


Öküz! Sana yanımda kal diyorum. Kedi gibi mırıldanıp duruyordum. 
İnsan biraz şefkat gösterir! Numaradan olsa sarılır! Aşık olmak için gelmiş geçmiş en büyük öküzü 
seçmek zorunda mıydım?



Dudaklarım dudaklarını buldu.Kalbi kalbime dokundu.
 Usulca okşadı ruhumu. 
Nefeslerimiz tek bir konuşla bir oldu.
Ben onu öptüm 
O beni öptü









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder